21 Temmuz 2010 Çarşamba

Hiçbir şey kişisel değildir - II


Bir önceki yazımda Towelhead filminin konusunu kısaca anlatmıştım. Bu haftaki bölümde ise, filmin en önemli meselelerinden biri olan, Jasira’nın “komşu amca” Bay Vuoso ile ilişkisinden bahsedeceğim.
Vuoso’nun Jasira’ya olan ilgisi filmin en başından fark ettiriliyor seyirciye. Aslında, ilgiden hoşlanan Jasira da Vouso’yla belli belirsiz flört ediyor. Bay Vuoso –bildiğimiz kadarıyla– sapık da değil sübyancı da. Hele hele kötü biri, hiç değil!
Jasira’ya olan hislerini fark ettiği anda bastırmaya çalışıyor; çünkü hata yaptığını/yapmak üzere olduğunu biliyor, çünkü nefsine yenilmesi Jasira’nın da nefsine yenilmesi demek olacak, onu da biliyor. Ama yine de kendisine engel olamıyor. Aralarında cinsel gerilimin olduğu birkaç sahnenin ardından, Jasira’nın, babası Rifat evde yokken, sevgilisi Thomas’ı evinden uğurladığı bir gece Bay Vuoso onu, kendisinden faydalanmak isteyen erkeklere karşı koruma güdüsüyle Jasira’nın evine gidiyor; ve gerilimin zirveye çıktığı bir anda olan oluyor, adam parmaklarıyla Jasira’nın bekaretini “bozuyor”. Yaptığını gördüğü anda paniğe kapılıp o anda özür dileyerek kaçıyor. Jasira ise olanların “mana ve ehemmiyetini” kavrayamamış bir halde adamın ardından bakıyor.
Bay Vuoso asker, mahallede herkes biliyor her an bir savaş alanına gönderilebileceğini. Kendisi ise bunu kullanıyor ve Rifat’ın evde olmadığı bir başka gece Jasira’nın evine giderek “tayinim çıktı” diyor, “yarın sabah Irak’a gidiyorum”. Genç kız, -ne yazık ki- pek çok kadının yaptığı ve yapacağı şeyi yapıyor ve onu eve alıyor. Sevişiyorlar. Ertesi sabah Jasira fark ediyor ki Vuoso’nun bir yere gittiği yokmuş, ona yalan söylemiş, onu kandırmış.
Bütün bunlara rağmen film, Jasira’yı kurban olarak göstermek yerine onun iradesinin ve arzularının belirleyici rolünü de ortaya koyuyor. Tam da bu yüzden durumun karmaşıklığı olabildiğince göz önüne serilebiliyor. Kimse Jasira’ya tecavüz etmiyor. Hatta ve hatta bizzat Jasira kur yapıyor Vuoso’ya. Peki öyleyse film neden bu kadar rahatsız edici? Neden film boyunca (ve sonrasında) seyirci kendisine “adam bu kıza tecavüz mü ediyor yoksa hakikaten iki tarafın da rızası var mı” diye soruyor?
Reşit olma yaşı dünyanın hemen her yerinde yaklaşık 18′dir. Bu yaşın altındakiler yapıp ettiklerinden ya hiç sorumlu tutulmazlar ya da kısmen sorumlu tutulurlar. Çünkü onlar rüştlerini ispatlamamışlardır, kendilerini bilmezler. Böyle düşünüldüğünde, Jasira’ya göz kulak olan komşu kadın Melanie’nin de filmde dile getirdiği üzere, Bay Vuoso, iyiyle kötüyü ayıramayan Jasira’ya tecavüz etmiştir. Bununla beraber Vuoso’nun kendisini pekala “Jasira bana kur yaptı” diyerek savunması önünde de bir engel yoktur. Çünkü filmin başında da gördüğümüz gibi aslında belli bir yaşın üstündeki kızlar yapıp ettiklerinden kesinkes sorumludur.
Kendilerini bırakın, çevrelerindeki erkeklerin de yapıp ettiklerinden sorumludur genç kızlarve kadınlar. Ne de olsa kasık traşı yapması için üvey babasına cesaret veren Jasira’dır; babasını, ondan tokat yiyecek şekilde kıştırtan Jasira’dır; Bay Vuoso’ya “kuyruk sallayan” da yine Jasira’dır.
Her ne kadar yasalar Jasira’yı korusa da toplum kısmen de olsa Jasira’yı sorumlu ve hatta suçlu olarak görür. Çok iyi biliyoruz ki, yazılı hukuk kuralları – yani kanunlar – ile yazılı olmayan hukuk kurallarından olan töreler arasında çoğu zaman dağlar kadar fark vardır ve kendi ülkemizde tecavüze uğramak bile ölümle cezalandırılmayı gerektirebilir. Biz kadınlar önce uyarılırız, kendimizi kullandırtmamamız gerektiği ve kadın olmanın gerekleri konusunda nutuklar dinleriz. Sonra da kendi başımıza bırakılırız. Tüm bu öğütlerden sonra başımıza bir şey geldiğinde ise suç olsa olsa yine bizdedir. Zira kadının salt varlığı dahi tacize ve tecavüze davetiyedir.
Peki bu durumda, bir yandan kız çocuklarına “18 yaşına kadar küçüksün sen, çocuksun”, diğer yandan “adet gördüğün andan itibaren hareketlerinden sen sorumlusun” diyerek onların akıllarını karıştırmıyor muyuz? Onları “tehlike”lere karşı daha da hazırlıksız hale getirmiyor muyuz? Toplumca biz de yalan söylemiyor muyuz?
Filmin en sonunda, Jasira’nın babasından kaçıp, Melanie’nin evinde kaldığı birkaç gün sonrasında Rifat kızına “eve dön” demeye gelir. Eve girdiğinde kızının yattığı odayı görmek ister ve orada kullanılmış bir prezervatif bulur. Jasira’nın sevgilisi Thomas da aynı evdedir o sırada. Rifat deliye döner elbette, Thomas’ın üzerine yürür “kızımı iğfal ettin” diye. Ve aylarca kendisini tutan Jasira sonunda her şeyi herkese anlatır. Vuoso hemen o gece gözaltına alınır.
Birkaç gün sonra ise Thomas, Jasira’ya ayrılmak istediğini söylerken pek çok erkeğin aklındakini de ekler: “O kan benim kanımdı, o adam benim kanımı çaldı.” Malum, Jasira, Thomas’la sevişmeden önce Bay Vuoso tarafından zaten “bozulmuştur”
Jasira ise düzeltir sevgilisinin hatasını: “Hayır, o kan benim kanımdı.”

(14.07.2010)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder