Şarkılar hangileri miydi? Claude François’nın “Comme d’habitude”ünden Fransic Cabrel’in “Je l’aime a mourir”ine, Céline Dion’un “D’amour ou d’amitié”sinden Jeanne Manson’un “Avant de nous dire adieu”süne kadar pek çok ‘aşk şarkısı’… Issız Adam’ın müziklerine dahil olduktan sonra çılgınca bıkmadan usanmadan dinlenen Michel Fugain’den “Une belle histoire”ı ve Ajda Pekkan’ın Türkçe sözlerle seslendirdiği pek çok Enrico Macias şarkısını da atlamamak lazım. Ama içlerinde en çok –sadece beni değil, dünyayı– sarsan, Serge Gainsbourg’un Jane Birkin’le yaptığı “Je t’aime, moi non plus” düetiydi. Aslına bakılırsa o seriyi diğer toplama aşk şarkıları serilerinden ayıran hiçbir şey yoktu. Küçük bir plak şirketi sahibi kendi sevdiği şarkıları toplayıp piyasaya sürmüştü belli ki. Ama daha sonra hep o şarkıların izini sürdüm, tek tek bulmaya çalıştım. Çünkü ne zaman şanson dinlesem o ilk zamanlarda aldığım tadı aradım.
Kutsal bilgi kaynağı Wikipedia der ki; “chanson”, Orta Çağ’ın sonlarına doğru ortaya çıkmış, polifonik, ve dini öğeler içermeyen sözlü Fransız şarkılarıdır. Günümüzde ise terimin anlamı alabildiğine kaymıştır ve tanımı daha da güçleşmiştir: Şanson popülerdir ama pop değildir. Sözlere dikkat edilmediğinde gayet rahat dinlenir ama en kalitelilerin sözlerini anlayarak dinlemek derin düşüncelere gark eder. Çoğunlukla ağır tempoludur ama baymaz. Vesaire. Dinlemeye devam ettikçe öğrendim ki kaldırım serçesi Edith Piaf, varoluşsal kaygıları şahlandıran Charles Aznavour, etliye sütlüye inadına karışan Léo Férré, ‘paradigma kaydıran’ Serge Gainsbourg ve Belçika’nın medar-ı iftiharı Jacques Brel gibi isimler geçtiğimiz yüzyılın en büyük temsilcileriymiş şansonun, türün kitabını baştan yazmışlar neredeyse.
Bu sanatçıların çoğu aramızdan ayrıldığı için şanson da tarih olmak üzere. Yine de bu modern klasiklerin hiç unutulmamasını umuyorum. Hayatta kalan son 'büyük' şanson temsilcisi Charles Aznavour’u da bu vesileyle analım ve ilk defa 1966’ta kaydettiği ve muhtemelen en meşhur şarkısı La Bohème’i dinleyelim. Belli mi olur? Belki Paris’in yarım asır önceki bohem havasını koklayabiliriz:
http://www.muse-ink.com/2009/11/sanson-askna.html (23.11.2009) adresinden alınmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder